Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 30/04/2020 Tarihli ve 2020/325 Sayılı Karar Özeti


Kurumumuza Bir Şahıs Tarafından Vekaleten İntikal Ettirilen Usulen Eksik Nitelikteki Çok Sayıda Başvuru Hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 30/04/2020 Tarihli ve 2020/325 Sayılı Karar Özeti

 

Karar Tarihi : 30/04/2020
Karar No : 2020/325
Konu Özeti : Bir şahıs tarafından Kurumumuza vekaleten intikal ettirilen usulen eksik nitelikteki çok sayıda başvuru hakkında değerlendirme

 

Kurumumuza bazı ilgili kişiler adına bir şahıs tarafından vekaleten, bazı ilgili kişiler tarafından ise asaleten intikal ettirilen aynı biçim, içerik ve adres bilgisine sahip çok sayıda başvuruda özetle; 01/01/2018 tarihinde çıkarılan Avrupa Uyum Yasaları içerisinde “Otomatik Bilgi Paylaşımı” adı altında 116 ülke ile anlaşmalar yapıldığı ve bu anlaşmalar içinde Türkiye’nin de yer aldığı, bununla birlikte 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (Kanun) 9’uncu maddesinde açıkça kişisel verilerin ilgili kişilerin açık rızası alınmadan yurtdışına aktarılamayacağının hükme bağlandığı ifade edilerek adına başvuru yapılan kişilerin özel bilgilerinin Avrupa ülkeleri ile paylaşılmasından tedirgin olmalarından ötürü dilekçelerinin dikkate alınması ve ilgili kişilerin emeklilikleri hakkında kendileri ve vekil tayin ettiği kişiler dışında kimseye bilgi verilmemesi talep edilmiştir.

Söz konusu her bir başvuruya cevaben, Kurumumuzca Kanun kapsamında inceleme yapılabilmesi için Kanun’un “Veri Sorumlusuna Başvuru” başlıklı 13’üncü maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki, “İlgili kişi, bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili taleplerini yazılı olarak veya Kurulun belirleyeceği diğer yöntemlerle veri sorumlusuna iletir” hükmü gereği öncelikli olarak veri sorumlusuna başvurulması gerektiği; Kanun’un “Kurula Şikâyet” başlıklı 14’üncü maddesinde ise, “Başvurunun reddedilmesi, verilen cevabın yetersiz bulunması veya süresinde başvuruya cevap verilmemesi hâllerinde; ilgili kişi, veri sorumlusunun cevabını öğrendiği tarihten itibaren otuz ve her hâlde başvuru tarihinden itibaren altmış gün içinde Kurula şikâyette bulunabilir. (2) 13 üncü madde uyarınca başvuru yolu tüketilmeden şikâyet yoluna başvurulamaz.” hükümlerine yer verildiği ve bu çerçevede Kanun kapsamındaki taleplerine ilişkin ilgili kişilerin emeklilik hakkındaki kişisel verileri açısından öncelikli olarak veri sorumlusu niteliğini haiz T.C. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurmaları gerektiğinin açıklanmasına rağmen, gerek vekaleten gerek iletişim bilgisi olarak vekalet verilen şahsın iş adresi belirtilmek suretiyle diğer gerçek kişilerce imzalı aynı içerikteki usulen eksik nitelikteki başvuruların Kurumumuza gönderilmesine ısrarla devam edilmiştir.

Bu kapsamda, başvurulara cevaben iletilen yazılarımız dikkate alınmaksızın aynı nitelikteki başvuruların Kurumumuza gönderilmesine devam edilmesi sebebiyle vekaleten başvuruda bulunmaya devam eden şahsı muhatap yazımızda, kamu idaresinin yersiz ve boş yere meşgul edilmesine sebebiyet veren ve dilekçe hakkının kötüye kullanılmasını teşkil eden bu nitelikteki yazıların Kurumumuza gönderilmemesi gerektiği, aksi halde yargı yoluna başvurulacağı belirtildiği halde usulü şartlar tamamlanmaksızın aynı nitelikte başvuruların Kurumumuza gönderilmeye devam edildiği görülmüştür.

Anayasamızın “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde, “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir...” düzenlemesi yer almaktadır. Bu kapsamda, dilekçe hakkının nasıl kullanılacağı 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun ile düzenlenmektedir.

Öte yandan, 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Dürüst Davranma” başlıklı 2’nci maddesi, “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” hükmünü haizdir. Söz konusu hüküm, bir kamu düzeni kuralı olarak ele alınan ve genel olarak bir hakkın açıkça öngörüldüğü amaç dışında ve başkalarını zarara sokacak şekilde kullanılması olarak açıklanabilecek hakkın kötüye kullanılmasının hukuk düzenince himaye edilmeyeceğini ifade etmektedir. Bu bağlamda, 3071 sayılı Kanun’da öngörülen dilekçe hakkının kullanılma usulü ile 6698 sayılı Kanun’da öngörülen şikayet başvurusu usulünün amacına açıkça aykırı olan ve Kurumumuzun başvuruyu gereği gibi değerlendirmesini engelleyen davranışlar, başvuru hakkının kötüye kullanılması olarak değerlendirilmektedir.

Bu kapsamda, vekaleten yapılan başvurulara cevaben, gerekli usulü şartı taşımaması sebebiyle incelenemeyeceğinin ve başvuruların öncelikle Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılması gerektiği hususunun Kurumumuzca pek çok defa bildirilmesine rağmen, hala ilgili kişiler adına vekaleten başvuruda bulunulmasının, bu başvurular neticesinde vekili olunan kişiler lehine bir durum yaratıyormuş gibi gözükmek suretiyle ilgili kişilerden vekalet sözleşmesi adı altında haksız kazanç sağlanabileceği ve bu durumun da Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil edebileceği ve vekaleten başvuruda bulunan şahsın Kurumumuza başvurularını yönlendirmeye devam ettiği hususu göz önüne alınarak; Kurulun 30/04/2020 tarih ve 2020/325 sayılı Kararı ile;

Bugüne kadar Kuruma intikal eden ve Karar tarihi itibariyle cevap verilmemiş vekaleten gönderilen başvurular ve aynı adres üzerinden gelen muhtelif kişilere ait başvurular ile bundan sonra Kuruma intikal edecek bu içerikle benzer nitelikteki diğer başvuruların değerlendirmeye alınmamasına ve konunun vekalet eden kişi açısından ilgili Kurumlara bildirilmesine

karar verilmiştir.